Günümüzde Kozmik Enerji
26 Ocak 2025

Sayfayı ziyaret eden kişi sayısı

980

Kozmik Enerji ile yıllardır yaşıyoruz; ancak günümüzde bile bu alan, geride cevaplardan çok sorular bırakıyor. Bakıldığında aslında çok şey yapıldı; sistemin gerçekten işe yaradığına dair daha ne kanıt gerekecek? Sistem öyle bir işliyor ki! İnsanları etkili bir şekilde iyileştiriyor, bu alana ciddi şekilde kendini adayanların hayatını tamamen değiştiriyor. Onlarca şifa merkezi, binlerce iyileşen kişi var; hatta geleneksel yollarla çalışan büyücüler, medyumlar, parapsikologlar bile bilgilerine yavaş yavaş kozmik frekansları ekliyor. Ancak yine de şu sorulara makul bir yanıt yok: Sistem nasıl ve neden çalışıyor? Hangi güçler tarafından destekleniyor? Bu aslında tam olarak nedir?

Gelin birlikte anlamaya çalışalım. Yıllardır bu alanda çalışıyor olmam sayesinde, sistemi bir nevi içinden bakarak kendi açımdan ele almak istiyorum. Peki, Kozmik Enerji nedir? İnsan ve tüm yeteneklerinin evrensel bir şekilde kendi kendini geliştirme sistemi diyebiliriz. Bu her ne kadar doğru olsa da bu tür belirsiz ifadeler, konuyu anlamamıza bir damla bile katkı sağlamıyor. O yüzden alışık olduğumuz materyalist düşünceye dayanarak ilerleyelim. Ezoterizmin sırları ve geçmiş yüzyılların mistisizmi bizi ilgilendiriyor olsa da kim olduğumuzu hatırlayalım: Biz, ruhaniyetten uzak, toprak anadan kopuk, ateizm içinde büyütülmüş bir dünyada yetiştik. Bize ölümden sonra hayat olmadığı öğretildi, öyle değil mi? Şimdi ise bize tamamen farklı bir şey öğretiliyor: Öldükten sonra hayatın olduğu, Tanrı’nın var olduğu, ilahi varlıkların mevcut olduğu söyleniyor. Peki, hayatınızda ne değişti? İşte bu noktada Kozmik Enerji’nin ilk temel ilkesine geliyoruz: “Şimdi ve burada.” Tanrı da Şeytan da sayısız dünya ve onların enerjileri de melekler ve şeytanlar da ışık ve karanlık da... Hepsi şimdi ve burada, hayatınızda. Siz ise, olduğunuz gibi kabul görüyorsunuz. Kendiniz olarak kalın. İnsan olarak kalın! Nasıl doğduysanız, nasıl yetiştirildiyseniz, kendinizi nasıl yarattıysanız, öyle olun. Hayatınız tesadüf değil.

Biz insanlar, çevremizdeki gerçek dünya hakkında çok az şey biliyoruz. Uzaylılar gibi bu gezegeni kendi zihnimizle keşfediyor ve burada kendi dünyamızı inşa ediyoruz. Ancak bu dünya her zaman uyumlu bir dünya değil ve kimi zaman bu dünyaya sadece yıkıcı enerjiler katıyoruz. Hepimiz, burada rolünü oynayan yüksek varlıkların somutlaşmış yansımalarıyız; ancak gerçekte kendimizi, insan bilinçaltının derin seviyelerini, kalıntı beyni anlamaya çalışıyoruz. Bilinçaltı... İçinde ne kadar çok sır ve gizem barındırıyor ve onu anlamak için ne kadar uzun bir yol kat etmemiz gerekiyor. Ta ki bir gün içimizdeki şu basit soruya net bir şekilde cevap verene kadar: Ben Kimim?

İlgilenen okuyucu için ilk görev burada başlıyor. Akşam vakti oturun, rahatlayın, meditasyon yapın, düşüncelerinizi durdurun ve kendinize şu soruyu sorun: Ben kimim? Bir saniye, iki saniye... ve beyniniz size kendiniz hakkında bildiklerini hemen sunmaya başlar: “Ben şu kişiyim, şöyleyim, şurada çalışıyorum, şunu yaptım, bunu başardım...” vs. Durun! Muhtemelen bu cevaplarla şimdiden gülümsemeye başladınız. Bir kez daha deneyin! Yine aynı şey: “Yaşadım, çalıştım, doğdum, okudum...” Böylesine basit bir soru, ama tamamen cevaplamak imkânsız. Denemeye devam edin; ta ki bilincinizin kendi doğasını anlamaktaki çaresizliğini fark edene kadar. Zihinsel doğayı akılla kavramak mümkün değil! Beynimiz, alışık olduğu imgeler ve kavramlar olmadığında yetersiz kalır. Ancak zihnin bu çaresizliğinde, meditasyon sırasında ruhunuzun derinliklerine dokunabilir, bilinçaltınızı ve kadim beyninizi keşfedebilirsiniz. Yeter ki tamamen samimi olun; kendinizle, ruhunuzla ve kalbinizle.

Bilinçaltı, sözcüklerimizi anlamaz; enerjiler, duygular ve imgelerle konuşur. Bazen bizi doğru yola yönlendirmek için hastalıklar ve yaşam başarısızlıkları ile uyarır. Her şeye kadir kadim beynimiz, büyülü bir varlığın bilinci gibi, bizden ne kadar uzak görünse de aslında içimizdedir. İşte burada Kozmik Enerji’nin temel görevine geliyoruz: hem bireyler hem de toplumlar için bilinçaltımızı, onun sınırsız yeteneklerini keşfetmek ve bunları bilinçli alana aktarmak. Bu, insanın evrimleşme yoludur ve her zaman böyle olmuştur. İnsan dehasının doğası, bilinçaltının bir aracı olarak çalışır. Sanatçılar, şairler, yazarlar, müzisyenler, dâhi komutanlar ve politikacılar, hatta sokak süpürücüleri ve aşçılar bile... Hepsi, içlerindeki enerji ve bilgi rezervlerini bilincimize taşır. Hepimiz, bir kriz anında zihnimizi devre dışı bırakıp derinliklerimizdeki kurtarıcı güçlere ulaşmışızdır. İşte bu sınırda, mantıklı düşüncenin ötesinde, Kozmik Enerji, enerji dünyasını rasyonel insan dünyasına tercüme eden bir sistem olarak gelişmiştir.

Kozmik enerjide bilinçaltı sembollerinin yorum dili nedir? Bu sistem, dünyayla saf enerji dilinde iletişim kurar. Bu enerjiler, daha doğrusu enerji-bilgi alanları, bağımsız olarak açık uzayda, çevremizi saran Sonsuzlukta var olur. İnsan egregorlarıyla ya da sosyal yapılarla bağlantılı değillerdir; sadece oldukları gibidirler. Bu enerji alanları, herhangi bir anda bilinçaltımızdaki süreçlere dâhil olabilir ve bağlantı kanalları oluşturabilir. İşte bunlar kozmik frekanslardır. Frekanslar, süptil enerjiler dünyasına ve ruhumuzun özüne aittir; bu nedenle bilinçaltımız tarafından kolayca algılanır ve bedenimizin her yerinde yankı bulur, hastalıklarını iyileştirir. Ancak beynimizin bunu anlaması o kadar zor, bazen de imkânsızdır.

Bize ulaşan ilk frekanslar, iyileşme çağrılarına ve dualarına yanıt vermiştir. Kozmik Enerji’nin ilk harfi şifacılıktır. Gerçek bir insanın uzun ve zorlu yolculuğu her zaman bariz rahatsızlıkların düzeltilmesiyle başlar. Herkesin hasta olduğu konusunda kimsenin şüphesi yoktur, değil mi? Kozmik Enerji operatörlerinin şifacılıktaki başarıları artık pek az kişi tarafından sorgulanır; tedavi edilen hastalıkların listesi insanın hayal gücünü zorlar.

Hastalıkların iyileştirilmesi teknik mekanizması oldukça basittir. Her organ veya doku, süptilenerjiler düzleminde kendine özgü bir frekans aralığına sahiptir. Hastalık durumunda, bu doğal frekans aralığı bozulur. Şifacı, elindeki frekanslar arasından hastalıklı organa en yakın olanları seçer ve o organ üzerinde çalışır; aynı zamanda tüm organizmaya genel bir iyileştirici etki uygular. Bu süreçte, temel enerji merkezlerinin ya da çakraların işleyişine büyük önem verilir. Hastalıklı organlar, kendilerine karşılık gelen çakranın işleyişini bozar. Bu nedenle şifacının görevi, çakranın işlevini eski haline getirerek hastalıklı organı dolaylı yoldan iyileştirmektir.

Fakat şifacılık, Kozmik Enerji’nin yalnızca ilk adımıdır. Peki ya sonrası? Sonrası, bütünlüğün harmonizasyonu, algının genişlemesi ve vizyonun açılmasıdır. İnsan gerçekten farklı birine dönüşür, gözle görülür bir şekilde gençleşir, enerjiyle dolar, ancak en önemlisi bilinci değişir. Bilinçaltımızın derinliklerinden gelen süptil bir bağ, geniş bir yola dönüşür ve kendimizi anlamaya başlarız. Bu yolda pek çok sorun olsa da sonuç buna değer. Bir anda fark ederiz ki aslında sandığımız kişi değiliz. Tüm hayatımız, tüm tepkilerimiz, duygularımız, arzularımız... hepsi sadece boş ve yapmacık bir maskeden ibaretmiş. Eğer kişi bunu kabul edecek gücü bulursa ne âlâ; ancak ya bulamazsa ya da içsel çelişkiler çok büyükse? O zaman ne olur? Ne yazık ki, bu yoldan herkes geçemez. Unutmayın: “Deniz kıyısındaki kumlar kadar insan var, ama kurtulacak olanlar yalnızca küçük bir avuç.”

Kozmik Enerji, evrimsel bir fikirden yola çıkar; bu, insan için bir gelişim fırsatıdır. Evet, başka dünyalar gerçekten vardır. Oralarda farklı yasalar, farklı varlıklar, farklı bir mantık geçerlidir. Onlar bizden daha ileri, daha gelişmişlerdir. Onların hapishaneleri, savcıları ve yargıçları yoktur; çünkü buna ihtiyaç duymazlar. Yasaları yoktur, çünkü bu yasaları ihlal edecek kimse de yoktur. Bu varlıkları anlamamız oldukça zordur. Ancak onların enerjileri ve kendileri giderek daha sık dünyamıza gelmektedir. İşte bu nedenle gökyüzünde UFO’ları görüyor, tarlalarda şekiller ve diğer gizemli olaylara şahit oluyoruz. Bunlar, paralel dünyaların varlığının kanıtıdır. Onlar var, yakınımızda ve dünyamızı inceliyorlar; tıpkı insanların da her zaman onların dünyalarını keşfetmeye çalıştığı gibi. Bilgi, güç ve kendimizi ve hayatımızı değiştirme fırsatını elde etmek için. Ama şimdi durum değişiyor ve diğer dünyaların varlıkları, yaklaşan krizimizi, küresel felaketimizi hissederek dünyamıza daha sık geliyorlar.

Günümüz Kozmik Enerji’si, bütüncül bir sistemdir. Şifacılık bilgilerini, mistik bir kendini anlama yolunu ve diğer gerçeklikleri doğrudan algılama yeteneğini içerir. Bütüncül bir sistem olarak Kozmik Enerji, coğrafi bölgelere, küresel egregorlara ya da mevcut öğretilere bağlı değildir. Herkese açık ve erişilebilirdir; kişinin yetenekleri, yaşı, sosyal statüsü veya milliyeti fark etmez. Yalnızca istek yeterlidir. Özellikle pratik kısmı oldukça basittir; sistem, sıradan insanlar için tasarlanmıştır. Fakat bu yolda çalışabilmek için bir öğretmene, kozmik frekans operatörüne ihtiyaç duyacaksınız. Yalnızca bu şekilde, evrenin enerji-bilgi alanlarıyla güvenli bir şekilde etkileşime geçebilirsiniz.

Öğretmeninizin ya da rehberinizin temel görevi, bilinçaltınıza doğru enerjilere giden yolu göstermek ve istenmeyen ayarları kesmektir. Çünkü enerjiler sadece iyileştirici değil, aynı zamanda zarar verici de olabilir. Kozmik Enerji’nin en büyük başarısı, bu frekansların şifrelerini çözmek ve zararlı enerjileri elemek olmuştur. Daha sonra bu bilgiler öğrencilerine aktarılmış ve sistem yayılmaya başlamıştır. Bu yolda en çok üzerinde çalışacağınız şey, frekansları uyumlamak ve güçlendirmektir.

Frekanslara hakim bir operatör, onları öğrenciye açar ve bu süreçte öğrencinin bilinçaltı bilgi matrisi aktive edilir. Bu etki o kadar güçlüdür ki, bilincimiz tarafından kolayca algılanır ve bu özel duruma dair bir hafıza ve ona karşılık gelen bir “anahtar” bırakır. Bu anahtar bir kelime ya da bir düşünce formu olabilir. Anahtar ile çalışmak, sadece başlangıçtır; ilerleyen süreçte anahtarlara ihtiyacınız kalmaz, frekanslar niyetiniz doğrultusunda çalışır. Yapmanız gereken tek şey, ne yaptığınızı bilmek ve hedefinizi odakta tutmaktır.

Güçlü bir dış enerji müdahalesiyle, bilinç ve bilinçaltı arasındaki içsel çelişkiler çözülür. Daha sonra öğrenci, bilinçli bir şekilde şifreyi hatırlar ve bu zincir tersine işlemeye başlar: Bilinçaltı aktive edilir ve biyolojik alanın yapısında belirli değişiklikler gerçekleşir. Öğrenciden, aldığı frekansları geliştirmesi beklenir ve bu süreç birkaç günden birkaç aya kadar sürebilir. Elbette, frekansları aldıktan sonra, hayatınızda daha aktif bir yaşama, dünya görüşünüzü yeniden değerlendirmeye ve yaratıcı potansiyelinizi gerçekleştirme fırsatına hazır olmalısınız. İnanın, bu değişiklikler uzun süre bekletmeyecek.

Dünya gerçekten farklı bir yer haline geldi; artık başka enerji ve akışlarla yaşıyoruz. Bu yüzden sıra dışı yeteneklere sahip insanlar doğuyor ve bu yüzden Kozmik Enerji ortaya çıktı. İnsanlara bu sıra dışı yetenekleri vermek, yeni gerçeklikte herkes için gerekli hale gelebilir. Ancak modern insanın gelişimi yalnızca varlığının en derinlerinden başlayabilir; mevcut haliyle bilincimiz evren için kabul edilemezdir. Mevcut bilincimiz yıkıcıdır; kendimizi ve çevremizi yok eder. Edinilen bilgiler ve kozmik frekanslar, bilincimizin esiri olmuş durumdadır.

İnsanı bu yolda ilerleten şey, şifacılık, yetenekler veya başkalarına yardım etme isteği değil, kendi gelişimine duyduğu arzudur. İnsan için kendini aşmak, egosunun ötesine geçmek, hiçbir karşılık beklemeden iyilik yapmak kolay değildir. Kozmik Enerji yolu, insan için zorlu bir sınavdır: enerjilerle sınanmak, büyük potansiyellerle ve çevre üzerindeki etki ve yaratma yeteneğiyle karşılaşmaktır.

Derleyen & Çeviren

Cemre ÖZKAN

Mehmet Levent ÜNAL 

26/01/2025

UYARI: İşbu blog içerisinde yer alan bilgi ve uygulama teknikleri tedavi amacı taşımamaktadır. Söz konusu bilgiler bu tekniği öğrenmek için eğitime katılan katılımcıyı bilgilendirmek amaçlı olup sağlık hizmeti niteliğinde değildir.Verilen bilgiler hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmamalıdır. Tanı ve tedavi mutlaka doktor tarafından yapılması gereken ciddi bir işlemdir.
Her türlü hastalık ve benzeri tedavi gerektiren sorunlarınız için dokturunuza danışınız.